Sağlık

Mutlaka tüketmeniz gereken kanserden koruyan besinler

Merhaba sevgili okurlar; bu yazımızda kanserden koruyan besinler listeleyeceğiz.

Herkesin korkusu, kanser;

Kanser geçmişten bugüne kadar insanları korkutan hastalıkların başında yer alıyor. Kanser kelimesini söylemek bile insanı hemen ümitsizliğe sürüklüyor. Ancak günümüzde görüyoruz ki birçok insan kanser ile mücadele ediyor. Kanseri yenip hayatına yeni bir sayfa açanlar ve malesef kansere yenilenlerde oluyor.

Peki insanlar neden kanser olurlar?

Sigara ve alkolün yanı sıra hatalı beslenme alışkanlıklarımızda kanser oluşma riskini%30 oranında artırmakta. Kanseri önleyemeyiz belki ancak beslenme alışkanlıklarımızı düzelterek kansere yakalanma riskimizi en az orana indirebiliriz.

1-7 Nisan Kanser Haftası sebebiyle yaptığımız bu paylaşımda, kanser ile savaşan besinleri tanıyalım. Kanser ile savaşan besinlere soframızda düzenli olarak yer verelim. Besinleri aşırıya kaçmadan ölçülü olarak tüketmek, faydalarından yararlanmak için yeterlidir. Bu besinleri düzenli olarak tükettiğimizde vücudun iç dinamiklerine daha fazla destek vererek kanser hücrelerini vücuttan uzaklaştırır.

İşte size kanserle savaşıp, kanserden koruyan besinler;

KÜKÜRTLÜ SEBZELER

Brokoli, lahana ( kırmızı, beyaz, kara, vs.), karnabahar, bürüksel lahanası, pazı, turp çeşitleri, şalgam, tere, havuç ve diğerleri… Bu sebzeler içerdikleri sülforafan adlı fitokimyasal sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir ve enfeksiyondan korur. Bunlardan dolayı kanser öncüsü hücrelerinin imha edilmesini sağlıyorlar. Bu kükürtlü sebzelerin yararlarından daha etkili bir şekilde faydalanmak için çiğ veya biraz haşlayarak tüketmenizi öneriririz.

KURU BAKLAGİLLER

Kış aylarının vazgeçilmezlerinden olan kuru fasulye, nohut, kırmızı ve yeşil mercimek vb. gibi kuru baklagiller iyi birer bitkisel protein ve posa kaynağı. İçerdikleri fitokimyasallar sayesinde kanser hücreleri ile savaşırlar. Kanser riskini azaltmak için kuru baklagilleri haftada 2-3 kez tüketmenizi tavsiye ederiz. Ayrıca salata, çorba, pilav ve makarnalarınızda zenginleştirici ek besin olarak kullanabilirsiniz.

KIRMIZI MEYVELER

Çilek, böğürtlen, ahududu, yaban mersini, kızılcık, kiraz ve vişne gibi kırmızımsı meyveler vücut hücrelerini serbest radikal hasarından koruyan bileşikleri içeriyorlar. Bu sayede de kanser öncüsü hücrelerin oluşumunu engelliyorlar.

DOST BAHARATLAR

Baharatlar doğru ölçüde ve doğru besinlerde kullanıldığı zaman yemeği lezzetini artırırlar. Antioksidan özellikleri sayesinde kanser hücrelerinin yok edilmesinde büyük rol oynarlar. Türk mutfağında ve yemeklerinde yaygın olarak kullanılan fesleğen, tarçın, karanfil, kakule, nane, kişniş, kimyon, sarımsak, zencefil ve zerdeçal gibi baharatlar vücuttaki iltihap olaylarını önleyici ve toksinlerden arındırıcı etkiye sahiptir.

KAROTENOİD İÇEREN BESİNLER

Karotenoidler dışarıdan alınan ve vücutta oluşan kanser yapıcı reaktif türlerini etkisizleştirerek kanser oluşum riskini azaltıyorlar. Karotenoidler koyu turuncu, sarı, yeşil ve kırmızı sebze ile meyvelerde bulunuyor. Ayrıca tatlı patates ve balkabağı en zengin karotenoid kaynağıdır. Havuç, kayısı, mısır, domates, yeşillikler, şeftali, portakal ve karpuz diğer zengin karotenoid kaynaklarındandır. Bu meyve ve sebzeleri mevsimine göre günlük olarak tüketmeye çalışın.

BALIK

Omega-3 denilince akla gelen ilk besin kaynağı balıktır. Sardalya, uskumru, somon, kalkan, ve ton balığı omega-3 açısından zengin balıklardan bazılarıdır. Uzmanlar kanser riskini azaltmak için haftada en az 2 gün balık yememiz gerektiğine dikkat çekiyor. Ancak uzmanlar “balığı kızartarak değil de fırında ve buğulama gibi sağlıklı yöntemler ile pişirmemiz” gerektiğini söylüyorlar. Çünkü yağda kızarttığımız zaman hem yağ oranı fazla oluyor hem de kızartma yağının içerisinde oluşan zararlı öğeler kanser öncüsü hücrelerin oluşmasına neden olabiliyor.

DOĞAL PREBİYOTİKLER

Prebiyotikler, bağırsaktaki dost bakterileri besleyen aynı zamanda bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkıda bulunan ve bu sayede kanser öncüsü hücrelerin oluşumunu engelleyen besinlerdir. Enginar, kereviz, pırasa, soğan, sarımsak muz, yer elması, buğday kepeği, tam tahıllı ürünler ve kuru baklagiller prebiyotik besinler arasında yer alıyor. Beslenmenize bu grupta yer alan besinlerden bazılarını katmanız sizin yararınıza olacaktır.

KABUKLU KURUYEMİŞLER

Ceviz, fındık, fıstık, badem ve kaju gibi kabuklu kuruyemişler, az hacimde çok enerji ve protein içeriyor. Kabuklu kuruyemişler magnezyum, selenyum ve E vitamini gibi antioksidan özelliği olan vitamin ile mineraller içerir. Antioksidanlar kanser öncüsü hücrelerin oluşmasını engeller. Hergün bir avuç içi kadar kabuklu kuruyemiş yemeniz sizin yararınıza olacaktır. Tuz ve tuzlanmış besinler sindirim sistemi kanserlerinin oluşma riskini artırdığı için tuzsuz olan kuruyemişleri seçmenizde yarar vardır.

MİLLETÇE VAZGEÇİLMEZİMİZ OLAN SİYAH VE YEŞİL ÇAY

Siyah çay ve yeşil çay yapısında polifenol isimli güçlü bir antioksidan bulunduruyor. Siyah çay, yeşil çayın fermente edilmiş halidir. Bu yüzden yeşil çayda polifenol oranı daha fazladır ve yeşil çayın daha yararlı olduğu söylenir. Eğer kanser riskini düşürmek istiyorsanız, günde 1-2 fincan yeşil çay veya siyah çay tüketmenizde fayda var. Yine uzmanlar uyarıyor; sıcak içecekler yemek borusu kanser riskini artırdığı için içtiğiniz içeceğin çok sıcak olmaması gerekmektedir. Keyfini çıkararak küçük yudumlar halinde tüketebilirsiniz.

Gökhan

Zamanında aşırı olmasada ben de kilo problemi yaşadım. Kilolarımla barışık yaşamaktansa onlara savaş açmayı tercih ettim. Spora gittim, beslenmeme dikkat ettim ve sonunda savaşı kazandım. İstediğim kiloya ulaştım hatta vücut geliştirme yaparak kas yaptım. Bu süreç içerisinde elde ettiğim bilgi, tecrübe ve öğrendiklerimi sizlere aktarmaya karar verdim.